Obstrüktif uyku apnesi (OSAS), uyku sırasında üst solunum yollarının tekrar tekrar tıkanması sonucu solunumun kısa süreli olarak durması ile karakterize bir hastalıktır. Boyun ve boğaz çevresinde biriken fazla yağ dokusu, hava yolunu daraltarak bu tıkanmaların oluşma riskini önemli ölçüde artırır; bu nedenle obezite, uyku apnesinin en güçlü risk etkenlerinden biri olarak kabul edilir.

Tedavi edilmeyen uyku apnesi yalnızca gündüz aşırı uykululuk haline değil; aynı zamanda yüksek tansiyon, kalp ritim bozuklukları, kalp krizi ve inme riskinde artışa da yol açabilir. Ayrıca dikkat ve konsantrasyon güçlüğü, iş ve trafik kazalarında artış, yaşam kalitesinde belirgin düşüş ile de ilişkilidir.

Kilo verme, uyku apnesinin şiddetini azaltmada en etkili yöntemlerden biridir. Çalışmalar, belirgin kilo kaybı sonrasında pek çok hastada apne-hipopne indeksinde önemli iyileşme, hatta bazı hastalarda CPAP tedavisine olan ihtiyacın azaldığını göstermektedir. Bariatrik cerrahi sonrası sağlanan kalıcı kilo kaybı, orta ve ileri derecede obez hastalarda uyku apnesinin önemli ölçüde gerilemesini sağlayabilir.

Uyku apnesini düşündüren belirtiler:

  • Uyku sırasında yüksek sesle ve düzensiz horlama
  • Uyku sırasında gözlenen nefes durmaları
  • Sabahları baş ağrısı ve ağız kuruluğu ile uyanma
  • Gündüz aşırı uyku hali ve yorgunluk
  • Dikkat, hafıza ve konsantrasyon güçlüğü

Bu belirtileri yaşıyorsanız, tanı ve tedavi için bir uyku bozuklukları uzmanına başvurmanızı öneririz.